Archive by Author

Nokia E7

Bazı markalar vardır hani insan kendisine çok fazla yakıştırır. Nokia benim kullanmaktan zevk aldığım ve kendime yakıştırmayı en çok sevdiğim markalardan birisidir. Gerek ilk telefonumun Nokia 3310 olmasından, gerek alışa gelmiş menüsünden, gerek kolay şarj aleti bulunmasından :) dolayı uzun yıllardır Nokia kullanıyorum.

Elektronik cihazlara ilk merak sardığım zamanlarda cep telefonu üreticileri bana denemem için falan telefon göndermiyordu. Kendi(babamın) imkanlarımla yeni çıkan modellere sahip olur, arkadaşlarımın aldığı yeni telefonları kurcalar, sahip olamadığım modelleri ise teknoloji marketlerinde kullanma fırsatı bulurdum.

Mobil cihazlara olan merağımdan, bi’ dönem koskoca Mobiletişim‘in koskoca yöneticisinin koskoca yardımcısı olmamdan dolayı bazı cep telefonu üreticileri yeni çıkan modellerini piyasaya sürmeden önce bana deneme fırsatı sunuyor. Bu markalardan birisi ve ilk göz ağrım olan Nokia.

4 inç ekranının büyüklüğünden yanı sıra ClearBlack özelliği de ilgi çekiyor. QWERTY klavyesi, 4 inç büyüklüğündeki kapasitif ekranı, Ovi Store’da kullanabileceğiniz uygulama sayısının fazla olması, görüşme sırasında gürültüyü engelleyen mikrofonu, 8 mp kamerası, HD video çekim özelliği, ortalama 540 saat bekleme süresi ve Symbian^3 işletim sistemi ile karşımıza çıkmış durumda.

Arttılmayan hafıza özelliği, kameranın odaklama özelliğinin olmaması, çözünürlüğün (640 x 360 piksel) birazcık düşük olması ve pilin değiştirilmemesi telefonun eksi özelliklerinden.

N97 mini kullanan birisi için klavyesi tam bi’ fiyasko! Klavyeyi açana kadar en az 5 kalori harcıyorsunuz :) Klavyede Ctrl+A, Ctrl+C, Ctrl+X, Ctrl+V ve Ctrl+S kısayol tuşlarını kullanabiliyorsunuz. QWERTY klavye sayesinde smslerinizi ve e-maillerini çok hızlı şekilde yazabiliyorsunuz.

Nokia E7 ile çektiğim bazı fotoğraflar;

Nokia E7 özellikleri:

  • 62.4 x 123.7 x 13.6 mm boyutlarında, 175 gram ağırlık
  • Handsfree, Bluetooth, Ses kaydı, Sesle arama
  • 430 saat konuşma, 540 saat bekleme süresi
  • Uçuş modu, USB Desteği, E-posta Desteği
  • 16777216 renkli, 360 x 640 px ekran
  • 16 GB dahili hafıza
  • 8 MP kamera, Otomatik netleme
  • FM Radyo, Yüz tanıma teknolojisi
  • 3G teknolojisi, Görüntülü görüşme
  • GPS desteği, Kablosuz bağlantı

Kutu içerisinde çıkanlar:

  • Nokia E7
  • Nokia stereo kulaklık WH-701
  • Nokia batarya BL-4D
  • Nokia yüksek verimli şarj cihazı AC-10
  • Nokia bağlantı kablosu CA-101
  • Başlangıç klavuzu

Nokia E7 için bazı aksesuar ve kılıfları şurada bulabilirsiniz.
Bu harika telefona şuradan satın alabilirsiniz.

Posted on 27 Haziran '11 by elifile, under elifile li le li. No Comments.

günün mekanı

Kuzu ve Fıstık kod adında İstanbulda ikametgah eden güzel çiftin ”Dobişko bize her gün mekan önerse keşke” isyanından sonra ortaya çıkmış bi’ proje Günün Mekanı (gerçi bloguma yazmak için biraz geç kaldım ama olsun)

Günün Mekanı

Günün Mekanı

Acaba bugün nerede yesek? diye düşünürken Dobişko karşınıza başka bir kanaldan karşınıza çıkıyor. Nerden? Facebook’dan

Sizden sadece Fan Page sayfamıza Hayran olmanızı istiyoruz. İsterseniz beğenebilirsiniz, yorum yazabilirsiniz. Hatta arkadaşlarınızı bile davet edebilirsiniz. Bu kadar basit :)

(Dip not: Kuzu ve Fıstık kod adı ile gizemlendirdiğim çifti hakkında ilerki günlerde başka yazılar yazacağım)

Posted on 1 Mart '10 by elifile, under elifile li le li. 1 Comment.

mutluluklarım

dün akşam yan masadaki amcanın ” nasıl bu kadar içten gülüyorsun? ” sorusundan sonra aklımda sürekli bu soru yankılanmaya başladı. (evet, madem mutlusun git bloguna yaz dedim içimden) gün boyu cebimde gezdirdiğim kağıda aşağıdaki maddeleri not aldım. şimdilik aklıma ilk gelenler diyebilirim.

tanıyanların bildiği gibi pek asık suratlı gezmeyen birisiyimdir. düşünürken, konuşurken hatta uyurken bile gülümsemeyi alışkanlık haline getirmeyi başardığım için bu özelliğimi seviyorum. mutluluğun bulaşıcı ve çok fazla bölünüp artan bir organizma olduğunu zannediyorum.

hayatımda bana mutluluk kaynağı olan bir çok güzellik var. izninizle bunlardan 10 tane  sıralamak istiyorum;

  • yolda giderken bir çocuğun bana dil çıkarması, el sallaması
  • uzun zamandır giymediğim montun cebinden banknot çıkması (miktarı hiiiç önemli değil)
  • ailemle birlikte yaptığım uzun sabah kahvaltıları
  • ofise/eve gittiğimde modemin tüm ışıklarının yanması
  • gün ışığının panjurun arasından sızıp odama girmesi
  • bir kedinin/köpeğin bacaklarıma sevgiyle dolanması
  • arkadaşlarla yapılan sonucu olmayan sohbetler
  • spontane gönderilen sms ve mmsler
  • yeni lezzetler denemek
  • her gün arama motorlarında ”elifile” diye arayıp bloguma gelen 300 kişi :)

Posted on 2 Şubat '10 by elifile, under elifile li le li. 1 Comment.

2009 yandı bitti kül oldu gitti

Uzun zamandır tembellikten fırsat bulup blogumu güncelleyememiştim.  Yaklaşık 6 ay kadar olmuş. Bu süre zarfında bloguma 30.000 kadar spam yorum bırakan ziyaretçilerime teşekkür ederim. Bugün şeytanın bacağını kırıp 2009 yılının nasıl geçtiğini yazacağım.  (Hiç kimse beni mime davet etmediği için yazımın belli bir formatı yok.)

Bir çok yeni güzellik oldu 2009 yılında. Dobişko ve Mobiletişim bir çok yeni proje yaptı bu ara.  2009 yılı hedeflerini 6 ay öncesinden tamamladık. Son aylarda Ceptemoda aramıza katıldı. 2010 yılında yayına almak için çok lezzetli projeler yaptık sadece kreması kaldı :)

Bol bol oyun oynayarak zaman geçirdim. Ceyda ile Tabuya fazla sardık. O kadar ciddiye aldık ki, kimse bizimle Tabu oynamaz oldu. İşimi ve hayatıma olumsuz yönde etkileyen online oyunları sıralamak gerekirse; Her zamanki gibi Counter – Strike, Half Life 2 ikilisi ilk sırayı paylaşıyor. İstanbulda Kıyamet Vakti ise pek hayatımda yer tutamadı.

Browser olarak Firefox’tan başkasını gözüm görmedi. Yer yer Chrome kullandığım görüldü. Operayı ise hiç kullanmadım. Ie ise sadece Firefox indirmeye yaradı.

İstatistiklere bakarsak… En çok zamanımı harcayan sitelerin başında Friendfeed ve Twitter var. Ekşi sözlük ise ilk 3 sıralamasına girdi. Fizy ve Youtube ise ilk 5 sıralamasında.

Her ne kadar blog yazmayan kocaman bir tembel olmama rağmen çok iyi okuyucuyum. Yorum yazmıyorum o ayrı. İşte 2009 yılında en çok takip ettiğim bloglar;

İşim gereği gerek en zayıf noktamın bu olduğu için bol bol mekan dolaştım ve yeni lezzetler denedim. 2009 yılının favori mekanlarıma gelirsek;

2009 yılında bir çok güzel insanla tanıştım, 10 kilo daha aldım :), ailemle birlikte çok zaman geçirdim, Rock’n Coke gitme fırsatı buldum, irmik helvasını çok daha iyi yaptım ve bir çok güzellik daha. 2009 yılında gerçekleşmesini istediğim halde olmayanlarda vardı, buyrun listeye;

  • Özlem Tekin albüm yapmadı
  • Kırmızı Ferrari alamadım
  • Kardan adam yapamadım
  • elif.com :(
  • Yeni projeme isim bulamadım
  • Kar + Fanta (Kar üzerine Fanta dökemedim, tüh)
  • Stop motion video bitmedi (1.5 senedir devam ediyor)
  • Siyah lale fotoğrafı çekemedim
  • Şeker hamurundan pasta yapamadım
  • Aktif blogger olamadım
  • Uyku sorunumu çözemedim.
  • Oğuz İnan ile doya doya tabu oynayamadım

Hepimize Facebookta süslenmiş çam ağacı fotoğrafının üzerinde etiketlenmeyi dilerim hepimize mutlu bir yıl diliyorum!

Posted on 31 Aralık '09 by elifile, under elifile li le li. 1 Comment.

eskişehirliyim, eskişehirsporluyum!

İlkokul yıllarımda beden eğitimi adı verilen bahçede sivil kıyafetlerle gerçekleşen derste yoklama sırasına girdiğimizde sınıfın yarısından daha fazlasının üzerinde Eskişehirspor formasını görmemek ya renk körlüğündendir ya kişinin içindeki bizans aşkındandır.

Benim için bu yazın ve gelecek yazların moda rengi her zaman siyah-kırmızıdır!

3 büyük adı verilen İstanbul takımlarının dergi maçlarının izlenmediği bir ortamda büyüdüm. Tek çocukluk anım, 45.000 kişi ile Konyayı Eskişehir’in başkenti yapmaya gittiğimizdir :) İlk aldığım hediye çubuklu formaydı, ilk kol saatim siyah – kırmızı, bana yazılan besteler bile vardı..
Siyah ve kırmızı renkleri Eskişehirliler için iki renkten daha fazlasıdır.

eskişehirspor

Hakemin bazı düdük sevinirken, bazı düdük sesiyle göz yaşlarıma hakim olamadım.

Pazartesi günleri hep sesim kısıktı. (en çok bu duyguyu özlüyorum)

Eskişehirde olduğum yıllarda (2004-2007) hiç kaçırmadım deplasmanları bile.  119 parçadan oluşan atkı koleksiyonu yaptım, Eskişehirspor için beste  yazdım, hatta Eskişehirspor taraftarları için web sitesi bile yaptık. (sahi esesfan n’olmuş?) Torunlarıma anlatacak yüzlerce deplasman anımın olması beni mutlu ediyor.

İyi ki böyle büyük bir takımın taraftarıyım..

Bugün Eskişehirsporumun doğum günü.. (her ne kadar bu akşam Atatürk Stadyumunda düzenlenen eğlence gecesine katılamasam bile superman kıyafetimin altına çubuklu formamı giymeyi unutmadım)

Nice kupalara,
Nice mutluluk sarhoşluklarına,
Nice yıllara Eskişehirsporum.

son nefesime kadar, es es es ki ki ki eski eski es!

Posted on 19 Haziran '09 by elifile, under elifile li le li. No Comments.

bir gün ilham gelmişken

school

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramından önce okulumuzda şiir yarışması düzenlenmişti. Dereceye giren öğrencilere ufak altın hediye edilecekti ve düzenlenen bayram töreninde şiirlerini kürsüde okuyacaklardı. Şiir içerisinde bayrak, millet sevgisi, 23 Nisan, Mustafa Kemal Atatürk geçmesi şart koşulmuştu.  Konusu 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı olacaktı. Her öğrenci yarışmaya 3 şiir ile katılacak ve şiir değerlendirmeleri öğretmenler arasında yapılacaktı. Yazacağım şiirin dereceye girmesi için çok heyecanlı ve azimliydim. (daha doğrusu küçük altını yakama takıp sınıftakilere hava atmak istiyordum) Annemle gece gündüz çalışarak şiirler yazdık fakat yazdığımız şiirler bırakın dereceye girmesini, değerlendirilmeye bile alınmazdı. Yarışma konusuyla alakalı olmasa bile şiirimi yazmıştım (belkide katı kuralları olan bu yarışmaya tepkimi göstermek istemiştim) ” Bir gün ilham gelmişken ” başlıklı şiirim okul müdürümüz ve yönetim kurulumuz tarafından çok beğenildi. Şiirimi törende okumamı istediler fakat altın veremeyeceklerini söylediler. Törende okuduğum şiiri sizlerle paylaşmak istedim.

Bir gün ilham gelmişken
Şiir yazacaktım yürekten
Aldım elime kalem kağıt
Ansızın bir ses pıt pıt
Etrafa şöyle bir baktım
Derken durumu anladım
Mutfağa bir adım attım
Açık musluğu kapattım
Tam oturdum koltuğa
Dindon dindon kapıya
Gelen üst komşuydu
Konuştu ıvır zıvır
Anlattı vızır vızır
Arkasından kapıyı kapattım
Tam oturdum koltuğa
Düt düt düt pencereye
Geçen bando takımı
Şişirdi kafamı
Açık pencereyi kapattım
Tam oturdum koltuğa
Zırr zırr telefona
Arayan yeğenimdi
Konuştu ıvır zıvır
Anlattı vızır vızır
Benden ilham gitti
Şiir yazamadım gitti

14.04.1996
Yunus Emre İlköğretim Okulu
1/A öğrencilerinden
420 Elif Yılmaz

Posted on 22 Nisan '09 by elifile, under elifile li le li. 6 Comments.

uçak anonsu

web 2.0 – web 2.6 uçağının değerli yolcuları,

Tabi Hava Yolları ile seyahat ettiğiniz ve first class koltuklarda oturduğunuzdan dolayı sizlere ikram edilen portakal suyunun yurdu washington değil powered byn elifile’dir.

fly

yolculuğumuz sırasında web 2.0 ve yönetiminden, içinde bulunduğum projelerden, başımdan geçen değişik olaylardan bahsedeceğim. bakarsınız o meşhur incirli kekin tarifini bile verebilirim.

kemerlerinizi bağlamanızı ve yolculuk sırasında ayağa kalkmamanızı öneririm.

Elif Yılmaz

Tabi Hava Yolları  mürettebatı

Posted on 24 Mart '09 by elifile, under elifile li le li. 17 Comments.